1-7 Mart Deprem Haftası
Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğretim üyesi Dr. Hilmi Dindar, yaklaşan Deprem Haftası kapsamında Kıbrıs'ın sismik yapısı ve son yüzyıldaki önemli deprem aktiviteleri hakkında kapsamlı bir değerlendirme sundu.
Dr. Dindar değerlendirmesinde, Kıbrıs'ın benzersiz jeolojik konumunu vurgulayarak, "Üzerinde yaşadığımız Kıbrıs adası tektonik olarak üç levhanın kesiştiği bir dalma-batma zonu bölgesinde yer alır. Bununla birlikte gezegenimizde meydana gelen depremlerin %16'lık bir bölümü Alp-Himalayalar deprem kuşağı üzerinde olur ve adamız da bu kuşağın bir üyesidir," açıklamasında bulundu.
Son yüzyılda Kıbrıs çevresinde kaydedilen önemli depremleri kronolojik olarak aktaran Dr. Dindar, 1918'den başlayarak, 1941’deki Mağusa Körfezi depremi, 1953'teki çift şoklu deprem, 1996'da yaşanan en şiddetli sarsıntı ve 2022'deki son büyük deprem hakkında detaylı bilgiler paylaştı.
Depremlerin öngörülebilirliği konusunda tespitlerde bulunan Dr. Dindar, "Tüm bu bilinen gerçekler ışığında depremin nerede olacağı ve nerelerde yıkım yaratabileceği, bilim çevrelerinde artık ortaya konulabilmektedir. Depremi üreten fayın uzunluğuna göre depremin büyüklüğünün önkestirimi yapılabilmektedir." şeklinde konuştu.
Dr. Dindar ayrıca yapı güvenliği konusunda modern mühendislik yaklaşımlarının önemini vurguladı. Günümüzde binaların depreme dayanıklılığının, zemin etütleri ve kapsamlı hesaplamalar sonucunda belirlenmekte olduğunu ve yapı projelerinin bu verilere göre hazırlandığını hatırlatan Dindar, bu bilimsel yaklaşımın, inşaat sürecinin her aşamasında deprem güvenliğinin gözetilmesini sağladığını belirtti.